|
4.GÜNEŞ ENERJİSİ SİTEMLERİ SEMPOZYUMU
VE SERGİ’Sİ
BAŞARIYLA GERÇEKLEŞTİ
4.Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyumu ve Sergisi; yılda metre
kareye ortalama 1311 kWh ışınım şiddeti düşen ülkemizde bu enerjinin kullanım
alanlarının yaygınlaşmasını sağlayacak yerli ve yeni teknolojilerin ülkemizde
üretimi ve kullanımının sağlanması, bu konuda ilgili tarafların (uygulamaya
yönelik çalışan sektör temsilcilerini, yasa hazırlayıcılarını yerel
yöneticileri, araştırmacı ve akademisyenleri) bir araya getirilmesi ve buradan
elde edilecek çıktı ve sonuçlarla Güneş Enerjisi alanında dünyadaki yeni
teknolojik gelişmelerin tartışılması, günlük yaşama indirgenmesi ve güncel
uygulamalar konusunda ülkemizde bilgi birikimi ve bilinç düzeyinin arttırılması
amacıyla; bilimin ve teknolojinin toplumun hizmetine sunulması öz görevi
doğrultusunda Mersin Kültür Merkezinde gerçekleştirilmiştir.
Bu Sempozyum ile uygulayıcılara bilgi ve esin kaynağı
oluşturması, bilimin ve tekniğin halkımıza ulaştırılması, etkinlik süresince
gerçekleştireceğimiz sergi ile sektördeki firmaların ürünlerini tanıtmaları için
uygun bir zemin yaratılması hedeflenmiştir.
Etkinlik kapsamında sektöründe önde gelen firmalarında içinde
bulunduğu sergi 5-6-7 Kasım 2009 tarihlerinde Cumhuriyet Meydanında
gerçekleştirilmiştir.
Sempozyum ve Sergi 06 Kasım 2009 günü Mersin Valisi Sn. Hüseyin
AKSOY, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Erol ERTAN, Akdeniz Belediye Başkanı M.
Fazıl TÜRK, Toroslar Belediye Başkanı Hamit TUNA, Akdeniz Bölge ve Garnizon
Komutanı Tuğamiral Mustafa KARASABUN, EİEİ Genel Müdür Yardımcısı Atilla GÜRBÜZ,
MTSO Başkanı Şerafettin AŞUT, çeşitli meslek odalarının başkanları, TMMOB İKK
Sekreteri, Odamızın değişik Şubelerinin ve Temsilcilik Yürütme Kurullarının
Başkanları ile çeşitli illerden gelen delegelerin katılımıyla açılmıştır.
Sempozyum açılışında; TMMOB’ ne bağlı tüm odaların üyelerine
yönelik’’Güneşi kadrajına sığdır’’sloganı ile Güneş’in önemine dikkat çekmek,
Güneş enerjisine yönelik uygulamaların TMMOB üyeleri arasında algılayış, anlayış
ve bilgi düzeyini fotoğraf öğeleri ile anlatılması amacıyla fotoğraf yarışmasına
katılan ve dereceye girenler ile ilköğretim okulu öğrencilerinin dikkatini ve
ilgisini Güneş’e çekmek amacıyla yapılan “Güneş Enerjisinin Kullanım Alanları”
konulu resim yarışmasına katılan ve dereceye giren öğrencilere ödülleri
verilmiştir.


TMMOB Makina Mühendisleri Odası Mersin Şubesi yürütücülüğünde
gerçekleştirilen Sempozyumun etkinlik programı çerçevesinde 5 Kasım günü ‘’Güneş
Kenti Uygulamaları” konulu bilimsel çalıştay gerçekleştirilmiştir.
Sempozyumda “Türkiye’deki Güneş Enerjisi Sektörünün Gelişiminde
Nasıl Bir Yol Haritası İzlenmeli ” konulu bir panel, Güneş Mimarisi oturumu,
Kamu Kurum ve Kuruluşların temsilcileri tarafından; Türkiye’nin Enerji
Görüntüsü, Mersin Bölgesinde İthal Kömür Yakan Termik Santraller,
Çevre-Enerji-Güneş Üçgeni ve Türkiye, Güneş Enerjisi Açısından Türkiye’deki
Fırsatlar, Yenilebilir Enerji Politikaları ve Teşvikler konu başlıkları ile
sunumlarını yapmışlardır.
Sempozyum süresince 16 adet bildiri sunularak tartışılmış, 5
adet de poster bildiri sunulmuştur. Etkinlik kapsamında uygulamacılara yönelik,
Güneş Enerjisi İle Isıtma Yardımcı Isıtma Kursu’’ ile “Fotovoltaik (Gün
Elektriği) Güç Sistemlerinin Projelendirilmesi ve Uygulama Esasları” konulu
kurslar düzenlenmiştir. Sempozyumu 430 kayıtlı toplam 500’ü aşkın kişi izleyerek
katılmış ve 34 kuruluş sergiye katılarak ürünlerini sergilemiştir.


TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın düzenlediği “4. Güneş
Enerjisi Sistemleri Sempozyumu ve Sergisi” Mersin’de gerçekleştirildi. Sempozyum
kapsamında düzenlenen serginin açılışı için Cumhuriyet Meydanında “Dünya
İkincisi olan İTÜ’nin Muavenet isimli Güneş Teknesi” ve “Hidromobil araçlar
yarışında birinci olan Makina Mühendisleri Odası‘nın Poseidon isimli Hidrojen
Arabası”, Çukurova Üniversitesinin “Bayrak” isimli Hidrojen arabası, Mersin
Üniversitesinin “Devrim” isimli ve Tarsus Endüstri Meslek Lisesinin “Güneş
Kızı’’ isimli Güneş arabalarının halka tanıtımı yapıldı. İTÜ nün Güneş Teknesi
06 Kasım günü denize indirilerek halka gösteriler yaptı.


Mersin Valiliği, Üniversiteler, EİEİ Genel Müdürlüğü, Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü, Çevre ve Orman Bakanlığı Orman Köy
İşleri Genel Müdürlüğü, TEMA Vakfı, ISKAV Vakfının da de arasında bulunduğu 4O
dan fazla kurum ve kuruluşun desteklediği Sempozyumun açılışı 06 Kasım 2009 günü
yapılmıştır.
AÇILIŞ KONUŞMASI (EMİN KORAMAZ)

Değerli Konuklar,
Değerli Katılımcılar,
Sevgili Basın Mensupları,
MMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. IV. Güneş
Enerjisi Sistemleri Sempozyumu”na hoş geldiniz.
Enerji toplumsal yaşamın ve biz makina mühendislerinin ağırlıkla çalıştığı ülke
sanayisinin en temel girdisidir.
Diğer yandan enerji dönüşüm sistemleri, yalıtım, enerji
performans değerlendirmeleri, enerji verimli ve çevre uyumlu taşıtlar, ısıtma,
soğutma, iklimlendirme ve sıhhi tesisatların tasarlanması, uygulanması, atık
enerjinin geri kazanımı; kojenerasyon tekniklerinin kullanımı ve bu amaçlara
uygun cihaz, ekipman ve sistemlerin tasarımı, imalatı ve kullanımı enerji ile
ilgili konulardan bazılarıdır ve doğrudan makina mühendisliği meslek uygulama
alanlarına girmektedir. Bu nedenlerle Makina Mühendisleri Odası olarak enerji ve
bağlantılı konularda bir dizi çalışma yürütüyoruz.
Dönem içerisinde Nisan ayında Kocaeli’nde gerçekleştirdiğimiz
Enerji Verimliliği Kongresi, Mayıs ayında Binalarda Enerji Performansı ana
temasıyla gerçekleştirdiğimiz Tesisat Kongremiz, Ekim ayında Kayseri’de
gerçekleştirdiğimiz Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumumuz ve
bugünkü etkinliğimiz, bu alanda ülkemizde yapılan en kapsamlı, en katılımlı ve
en nitelikli geleneksel etkinlikler arasındadır.
Bu etkinliklerin her biri yoğun çalışmaların, uzun hazırlıkların
ürünü olarak gerçekleşmektedir. Harcanan bunca emeğin yöneldiği tek amaç,
ülkemizin sanayileşmesi ve demokratikleşmesi, halkımızın mutlu bir yaşam
sürmesidir. Örgütsel olarak üzerimize düşen sorumluğun yerine getirilmesidir.
Değerli Katılımcılar,
Bu etkinlikler yanı sıra Enerji Çalışma Grubumuz her dönem
enerji kaynakları ve politikaları üzerine yeni Oda Raporları hazırlamaktadır.
Konusunda uzman üyelerimizin katkılarıyla hazırlanan bu raporlarda, sektör ile
ilgili mevcut durum değerlendirmeleri yapılmakta ve önerilerimiz kamuoyu ile
paylaşılmaktadır.
Enerji Odamızın eğitim ve belgelendirme çalışmalarında da önemli
bir yer tutmaktadır.
TÜRKAK’tan akredite olmuş Personel Belgelendirme Kuruluşumuz ve
Labaratuarlarımız vasıtasıyla enerji alanı da dahil olmak üzere üyelerimize
yönelik eğitim ve belgelendirme çalışmaları yürütülmekte, çevre ve enerji
mevzuatları çerçevesinde teknik ölçüm ve periyodik kontrol hizmetleri
verilmektedir.
Odamızca bugüne değin üyelerimize yönelik 24 meslek uygulama
alanımızda 2.300 civarında merkezi kurs açılmış, 47 bini aşkın üyemiz
belgelendirilmiş ve on binlerce cihazın teknik ölçüm ve periyodik kontrolleri
gerçekleştirilmiştir.
Son olarak Odamız, 2 Mayıs 2007 tarihli Enerji Verimliliği
Kanunu gereğince, 28 Eylül 2009 tarihli Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu
toplantısında alınan kararla, sanayi ve bina sektörlerinde enerji yönetimi
kursları düzenlemek üzere yetkilendirilmiş bulunmaktadır.
İstanbul Şubemizde başlattığımız sanayi ve bina sektörlerinde
enerji yönetimi kurslarını, altyapı çalışmalarını tamamlayan diğer Şubelerimize
de yaygınlaştırmak ve B sınıfı olarak düzenlenen belgeyi A sınıfına yükselmek
için hazırlıklarımız hızla sürdürülmektedir.
Meslek ve uzmanlık alanlarımızla bağlantılı hizmet
alanlarımızın, günün gerekleri doğrultusunda genişletilmesine yönelik
çabalarımızın artarak süreceğini, bu vesileyle ayrıca belirtmek isterim.
Değerli Katılımcılar,
Bugün burada ülkemizin oldukça şanslı konumda olduğu Güneş Enerjisi konusunu
tartışacağımız iki günlük bir etkinliği başlatıyoruz.
Güneş enerjisi dünyanın enerji ve iklim değişikliği ile ilgili sorunları için
dikkatlerini yönelttiği en önemli kaynaklardan biri durumuna gelmiştir.
Günümüzde bütün dünyada en kapsamlı AR-GE çalışmalarının yapıldığı bir sanayi
dalıdır.
Dünya enerji sektörü radikal bir değişimin eşiğindedir. Özellikle fosil
kaynaklara sahip olmayan ve enerji de dış bağımlılığı artan sanayileşmiş ülkeler
bu radikal değişim sürecinde hem güvenli enerji kaynaklarına yönelmek ve hem de
yenilenebilir enerji teknolojisini satarak bu yeni dönemde ekonomilerini
güçlendirmek istiyorlar.
BP gibi bugünkü zenginliğini petrole borçlu olan şirketler bile alternatif
enerji kaynaklarının geliştirilmesini stratejik hedefleri arasına aldılar.
Gelişmiş ülkelerin hükümetleri “temiz enerji ekonomisi” olarak adlandırdıkları
bu sektörü çok ciddi olarak desteklemektedir. Amerika’da Obama yönetimi krizden
çıkış için ayırdığı 700 milyar dolarlık kaynak içinde yenilenebilir enerji ve
enerji verimliliğine vereceği destekleri özel olarak belirtirken bu desteklerin
istihdamı canlandıracağını da açıklamaktadır.
Görüldüğü üzere gelişmiş ülkeler yenilenebilir enerji konusunu, enerji
güvenliğinin yanı sıra, gelecek için önemli bir ekonomik yatırım, istihdam ve
teknoloji egemenliği alanı olarak görmektedirler. Bundan sonra dünyanın güçlü
ülkeleri fosil kaynaklar üzerindeki etkinliğini sürdürmeye çalışırken yeni
teknoloji pazarındaki paylarını arttırmak üzere de rekabet edecektir.
Değerli Katılımcılar,
Türkiye yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları açısından birçok güçlü yöne
sahip bir ülkedir.
Geçtiğimiz ay Kayseri’de düzenlediğimiz Yenilenebilir Enerji Kaynakları
Kongresinde de bu konuları enine boyuna konuştuk.
Güneş enerjisi ile birlikte su, rüzgâr, jeotermal, hidro elektrik ve linyit
kaynaklarımızdan elde edilebilecek kurulu güç olanaklarının iyi
değerlendirilmesi ile ülkemizin % 74’ler seviyesine ulaşan enerjide dışa
bağımlılığını ciddi ölçülerde azaltması söz konusu olabilecektir.
Oysa bugünkü durumda mevcut hidroelektrik potansiyelimizin % 30’u, jeotermal
potansiyelimizin % 3’ü ve rüzgâr potansiyelimizin ise ancak % 1’i ancak
değerlendirilebilmektedir.
EİEİ tarafından yapılan çalışmalarda, teknik kapasitesi 405 milyar kWh, ekonomik
potansiyeli 380 milyar kWH olarak tahmin edilen, güneşe dayalı elektrik üretim
kapasitesi ise bütünüyle değerlendirilmeyi beklemektedir.
Oysa güneşe dayalı elektrik üretiminde son yıllarda kaydedilen çok hızlı
gelişmeler, yatırım maliyetlerinde ciddi düşüşleri gündeme getirmiştir.
Güneş, jeotermal ve rüzgâr kaynaklarından enerji elde etmek için gerekli
teknoloji ve ekipmanların büyük bir çoğunluğunun ülkemizde üretimi vardır.
Ülkemiz bu alanlarda hizmet sunacak yetkinlikte mühendis ve teknik eleman
birikimine de sahiptir. Özellikle bazı kaynaklarda gerekli yatırım
maliyetlerinin düşüklüğü göz önüne alındığında, bu konuda yürütülen çalışmalar
oldukça önem taşımaktadır.
Güneş enerjisi ise yenilenebilir kaynaklarımız içinde en şanslı konumda
olduğumuz kaynaklarımızdan birisidir.
Bu gün tarihte güneş enerjisi ile anılan Mersinde bu kaynağın ülkemize
kazandırabileceklerini ve yöntemleri konuşurken Türkiye’nin bir teknoloji pazarı
olmadan kendi araştırmacısı ve mühendisi ile bu kaynağı nasıl en fazla
değerlendirebileceğini de konuşmamız gerekiyor.
Geçtiğimiz aylarda Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının daha fazla kullanılmasını
teşvik etmeyi amaçlayan bir yasa taslağı hazırlandı ve bu taslak sektörde büyük
bir heyecan ve beklenti yarattı. Taslakta güneş enerjisinden üretilen elektrik
enerjisi için uzun süreli yüksek alım garantileri vardı. Teknolojinin çok hızlı
bir şekilde geliştiği bu enerji kaynağı için verilmiş bulunan bu avantaj
tartışılarak makul hale getirilebilirdi. Ancak bu konuda çok güçlü lobiler
olması nedeniyle hükümet tartışmadan yasayı rafa kaldırmayı yeğledi.
Biz Oda olarak; dünyadaki teknolojik gelişmeleri göz önüne alarak ülkemiz
koşullarına uygun bir Yenilebilir Enerji Stratejisi ve Faaliyet Planının
ivedilikle hazırlanmasını ve bu plan ve stratejilere uygun desteklerin
ivedilikle yaşama geçirilmesini savunuyoruz.
Ancak diğer yandan Güneş enerjisi kullanımının geliştirilmesi tartışmalarının
sadece elektrik açısından ele alınmasını da doğru bulmuyoruz. Türkiye hemen her
bölgesinde güneş enerjisinin termal kullanımı için çok önemli potansiyele
sahiptir. Bu konuda gelişen yerli teknoloji de olmasına rağmen sadece elektrik
üretimine odaklanmak, bu önemli kaynağın göz ardı edilmesine ve yeterince
değerlendirilmemesine de yol açmaktadır.
Örneğin bizim kadar güçlü güneş radyasyonu almayan bir ülke olan Avusturya 1
milyon kişi için 200 MW solar termal enerji kullanımı ile dünyadaki en iyi ülke
durumundadır. Avusturya’daki güneş kolektörlerinin % 60’ı sıcak su ihtiyacı için
kullanılırken % 30 u ısıtma sistemleri ile kombine edilmektedir.
Türkiye’de de teşvik edildiği takdirde ısıtma sistemleri desteklenerek ithal
doğal gaza olan bağımlılığımızı azaltabilmek mümkündür. Sempozyumumuzun bu
konuda yapılması gerekenler için açılımlar geliştirmesini diliyoruz.
Değerli Katılımcılar,
Ülkemizde enerji alanında atılan adımların ne kadar başarı getireceğiyle ilgili
önemli kaygılarımız da bulunmaktadır.
Eylül ayında yayımlanan ve 2010–2012 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da,
enerji sorununun çözümü için özelleştirmelerin tamamlanması, nükleer güç santral
yapımına başlanması, doğalgaza aşırı bağımlılığı azaltmak üzere yerli ve
yenilenebilir kaynaklara hız verilmesi ve Türkiye’nin petrol ve doğalgaz
kaynaklarının uluslararası pazarlara ulaştırılmasında transit güzergâh/terminal
ülke olması, hedefleri yer almaktadır.
Yüksek Planlama Kurulu’nun 18.5.2009 tarihli kararı ile yürürlüğe giren
“Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Stratejisi Belgesi”nde de kamu
elektrik üretim ve dağıtım şirketlerinin özelleştirilmelerinin 2010 sonuna kadar
sonuçlandırılması hedeflenmiştir.
Bu belgelerde 2003 yılına kadar bütün linyit ve taşkömürü kaynakları ile
hidroelektrik potansiyelimizin değerlendirilmesi, rüzgâr enerjisi kurulu gücünün
20.000 MW’ye çıkarılması, güneş enerjisinin elektrik üretimi içinde
kullanılmasının yaygınlaştırılması ve elektrik üretiminde doğalgazın payının %
30’un altına düşürülmesi hedeflerini oldukça önemli ve olumlu buluyoruz.
Ancak bu hedeflerin piyasa mekanizmalarıyla gerçekleştirilmesi mümkün değildir.
Çünkü özelleştirme/serbestleştirme uygulamaları yatırımları artırmamakta, enerji
fiyatlarını ucuzlatmamakta, kamu tekellerinin yerini uluslararası sermaye ile
bağlantılı yerel tekeller almaktadır.
İçinde bulunduğumuz kriz koşullarında sektörde yaşananlar bunun en somut
örneğidir. Krizden dolayı talep düşüşüne bağlı olarak Ocak-Ağustos ayları
arasındaki 6,5 milyar kilovat saatlik elektrik üretimi azalışının nerdeyse
tamamı, kamu santrallerinin üretimi düşürülerek karşılanmıştır. Ucuza elektrik
üreten kamu santrallerinin üretiminin azaltılması ve özel sektöre verilen
taahhütler nedeniyle elektrik fiyatlarının artması gündeme gelmiştir.
Ayrıca en erken 10–12 yıl içinde devreye geçebilecek, yakıt, teknoloji,
depolama, atık v.b. yönlerden riskli ve dışa bağımlı nükleer santrallerin enerji
sorununu çözmek bir yana dışa bağımlılığı daha da artıracağı açıktır.
Son olarak 2010 bütçesinde petrol ve doğalgazda % 26,15 oranında, motorlu taşıt
araçları, dayanıklı tüketim malları ve alkollü maddelerde farklı oranlarda ki
vergi artırımlarının halkımız ve sanayi üzerinde yeni bir basınç yaratacağını da
belirtmek isterim.
Bu noktada ülkemiz yetkililerini dışa bağımlı enerji politikalarından
uzaklaşmaya, kamusal planlama ve üretimi esas almaya, yerli kaynak kullanımına
öncelik vermeye ve zam kolaycılığından uzaklaşmaya davet ediyorum.
Enerji antlaşmaları ülke çıkarları lehine düzenlenir, elektrik enerjisi
üretiminde ulusal–kamusal kaynaklar ile yeni ve yenilenebilir enerji
kaynaklarına ağırlık verilir, enerji verimliliği sağlanır ve ülke ölçeğinde
meslek odalarının da içinde yer alacağı bir Master Plan uygulanırsa, emin olalım
ki dışa bağımlılık kırılabilecek, elektrik fiyatları düşürülebilecek ve enerji
yönetimi başarabilecektir.
Sözlerimi bitirirken, bildiri sunacak, panel ve forumda yer alacak
konuşmacılara, delege ve izleyiciler ile katkıda bulunan kurum ve kuruluşlara,
sergide yer alacak firma ve kuruluşlara, Odamız adına sempozyumun
gerçekleştirilmesini sağlayan Düzenleme, Danışma ve Yürütme Kurullarına, Mersin
Şube Başkanı, Yönetim Kurulu ve çalışanları ile sempozyum sekretaryası ve Oda
Enerji Çalışma Grubuna, Oda Yönetim Kurulu ve şahsım adına içtenlikle teşekkür
ediyor, etkinliğimizin başarılı geçmesini diliyor, saygılarımı sunuyorum.
06.11.2009
AÇILIŞ KONUŞMASI (NACİ ERÇOLAK)

Sayın Valimiz,
Sayın Milletvekillerimiz,
Sayın Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanımız,
Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız,
Sayın Rektörümüz,
Sayın Alt Birim Belediye Başkanlarımız,
Sayın Oda Başkanımız, Odamızın değerli yöneticileri
Değerli Siyasi Parti Yöneticileri
Sayın Mersin İKK Sekreteri ve bağlı odaların temsilcileri,
Sivil Toplum Örgütlerinin Değerli Yöneticileri
Değerli Basın Mensupları,
Değerli Delegeler ve Meslektaşlarımız,
Değerli Konuklar,
Hepiniz Odamız adına, Şubemiz yürütücülüğünde, bugün dördüncüsünü
gerçekleştireceğimiz Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyum ve Sergimize hoş
geldiniz.
Öncelikle 2 yıllık yoğun bir ekip çalışmasının sonunda etkinliğimizin açılış
konuşmasını yapmak için bu sahnede bulunmaktan son derece mutluluk ve onur
duyduğumu ifade ederek başlamak istiyorum.
Son yıllarda yaşanan gelişmeleri göz önüne aldığımızda dünya enerji sektörü
sancılı bir süreç yaşamaktadır. Yaşanan bu süreçten tüm dünya gibi ülkemizde
olumsuz etkilenmektedir. Çevreyi dikkate almayan bir şekilde üretilen enerjinin
yoğunlaştırdığı iklim değişikliği sorunları da geleceğimiz için tehlike arz
etmektedir. Ülkemizdeki enerji üretim-tüketim eğrisine baktığımızda tüketimin
büyük bir yüzdesini oluşturan Petrol ve Petrol Ürünleri ile Doğalgaz konusunda
tam anlamıyla dışa bağımlı olduğumuz görülecektir. Sanayisi başta olmak üzere
sokakta evde işte ulaşımda kısacası hayatının her alanında kullandığı enerji
kaynaklarını İTHAL eden bir ülkenin TAM BAĞIMSIZLIĞINDAN bahsetmek ne kadar
doğrudur?. Ülkemizin yaşanan ve bu şekilde devam edilirse daha da şiddetlenerek
sürecek olan Enerji dar boğazından çıkması mümkün değildir. Odamız kamu kurumu
niteliğinde bir meslek örgütü olarak, ülke kaynaklarını halkımızın ve ülkemizin
çıkarları doğrultusunda kullanımıyla ilgili çalışmalarını yürütmeyi ve
görüşlerini kamuoyu ile paylaşmayı kendisine görev edinmiştir. Bu bilinçle
çalışmalarını sürdüren odamız bu bağımlılığımızı azaltmanın , uzun vadede de
tamamen ortadan kaldırılmasının doğal, sürdürülebilir, yenilenebilir enerji
kaynaklarının kullanımıyla olacağını savunmaktadır.
Evet Nedir Bu Yenilenebilir Enerji ve Özellikle Neden Güneş ?
Günümüzde enerji üretmek amacıyla kullanılmakta olan petrol ve kömür gibi
yakıtlar tükenebilir kaynaklardır. Bu yakıtlara alternatif olabilecek kaynaklar
ise yenilenebilir enerji kaynaklarıdır.
Sonsuz bir enerji kaynağı olarak Güneş, ilk çağlardan bu yana insanoğlunun
dikkatini çekmiş, hatta bir dönem çeşitli uygarlıklarda yaşamın kaynağı,
tanrısal bir güç olarak kabul edilmiş ve ona tapılmıştır. Yapılan arkeolojik
çalışmalar ortaya çıkarmıştır ki Güneş enerjisinin yoğunlaştırılarak
kullanılması 2500 yıl öncesine dayanmaktadır. 2500 yıl önce uygulama alanı
bulunan bu enerji günümüzde halen kullanılmayı beklemektedir.
Sizlere güneş konusunda kısaca birkaç veriden bahsetmek istiyorum. Hayatın
kaynağı olan Güneş her yıl dünyaya 219.000 milyar kilovat saat (kwh) enerji
gönderiyor. Bu miktar dünyada tükettiğimiz enerjinin tam 2500 katı. Ülkemizin bu
pastadan aldığı dilim çok yüksek. Yıllık güneşlenme ortalamamız 2640 saat.
Güneşten inanılmaz miktarda enerji üretilebilir. Bu enerjinin toplam gücü 1.3
milyar ton petrole eşdeğer.
Ülkemiz, yıllardır izlenen ulusal ve kamusal çıkarları gözetmeyen, yerli, yeni
ve yenilenebilir enerji kaynaklarını yeterince değerlendirmeyen, planlamayı yok
sayan, dışa bağımlı enerji politikalarının olumsuz sonuçlarıyla karşı
karşıyadır. Enerji sektörünün günlük ve kısa vadeli politikalarla dışa bağımlı
kılındığı; pahalı, süreksiz ve ithal enerji kaynaklarının kullanıldığı ve
enerjide dışa bağımlılık oranının % 72’lere ulaştığı düşünülürse BU GÜCÜN
KIYMETİNİ BİLELİM FARK EDELİM, DEĞERLENDİRELİM…
Dünyada son yıllarda enerji konusunda büyük bir hareket gözlemlenmektedir. Geçen
sene dünya rekoru kıran petrol fiyatları, son ekonomik krizin de etkisi ile
fiyatları %20- 30 oranında düşen güneş sistemleri, yeni gelecek karbon
vergileri, temiz enerji sistemlerini ve tasarrufu teşvik eden yasalar,
Birbirinden çok bağımsız gibi görülen bu gelişmeler, aslında yaklaşık 100 yıl
önceki sanayi devriminden sonra insanoğlunun biraz da mecburen girmek zorunda
kalacağı yeni bir enerji devriminin ilk sinyallerini vermektedir. Türkiye de bu
gelişmelerden doğal olarak etkilenmekte. Son 6-7 aydır gerek hükümet düzeyinde
gerekse medyada başta güneş enerjisi olmak üzere temiz enerji temalı birçok
haber karşımıza çıkıyor. Bunların tabii ki en önemlisi tüm ilgili kurumların
desteği ve katkısı ile çıkmasının beklendiği yenilenebilir enerji teşvik
yasasıdır. Maalesef bu konuda da tren kaçmak üzere, Türkiye, temiz enerjilere
ver(me)diği destek ile yine başka bir ligden de düşmeye aday gözüküyor.
Biz TMMOB Makine Mühendisleri Odası olarak; ülkemiz koşullarına uygun ve bir
hedefe yönelik olarak, dünyadaki teknolojik gelişmeleri de göz önüne alarak
politikayı yapılandıracak ve yenilenebilir enerji kaynaklarının her birini
kapsayan Yenilenebilir Enerji Stratejisi ve Faaliyet Planının hazırlanmasını
istiyor ve bunlarla uyumlu yeni bir Yenilenebilir Enerji Destekleri yasa taslağı
üzerinde çalışılmasını savunuyoruz.
Nükleer Karşıtı Platformun bir bileşeni olan Odamız bir tarafta Nükleer
Santrallerle ilgili olumsuzluklar ve diğer tarafta Yenilenebilir Enerji
Kaynaklarının gerek ömür, gerekse maliyet ve çevre açısından avantajları
dururken Nükleer Santral Yapımı ısrarlarına anlam verememekte ve de sonuna kadar
karşı çıkmaya devam etmektedir.
Hedefimiz Mersinimizi nükleer santrallerle değil Güneş Kenti Mersin olarak adını
Dünya’ya duyurmaktır.
Sözlerimi tamamlarken, bu etkinliğimizin düzenlenmesinde bize çok önemli
destekler veren:
Mersin Valisi Sn. Hüseyin Aksoy’a,
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Macit Özcan’a,
Mersin Üniversitesi Rektörü Sn. Süha Aydın’a,
İstanbul Üniversitesi Rektörü Sn. Muhammed Şahin’e
Mersin Mezitli Belediye Başkanı Sn. Uğur Yıldırım’a
Mersin Yenişehir Belediye başkanı Sn. İbrahim Genç’e,
Mersin Toroslar Belediye Başkanı Sn. Hamit Tuna ’ya,
Mersin Akdeniz Belediye Başkanı Sn. Fazıl Türk’e,
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sn. Şerafettin Aşut’a,
İl Kültür Müdürlüğü ve Kültür Merkezi çalışanlarına,
Mersin İl Koordinasyon Kuruluna ve Sekreteri Sn. Kamer Gülbeyaz’a,
Sempozyuma katkı sağlayan üniversite ve öğretim üyelerimize
İTÜ Mezunları Derneğine,
Etkinliklerimizi halka ileten değerli basın mensuplarına,
Sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçen yönetim kurulu üyelerimiz ve şube
çalışanlarımıza,
Sergimize katılarak destek olan sektör temsilcilerine,
Oda yöneticilerimize, sempozyumumuzun düzenleme, yürütme ve danışma konularında
görev alan meslektaşlarımıza, Sempozyum Sekreterimize ve Danışman öğretim
üyelerimize
ve son olarak Sempozyum ve Sergimizin Ana Sponsoru Sektörün önde gelen
temsilcilerinden KUZEYMAK’a huzurlarınızda Şube Yönetim kurulumuz adına
teşekkürlerimizi sunuyorum.
Gelecek yapılan tercihlerle şekillenir. Ülkemizin önünde iki yol var ya güneşe
karşı durup gözümüzü alacak ışık ile önümüzü göremeyeceğiz ya da arkamıza alıp
yolumuzu aydınlatacağız. Değerli dostlar bizler ikinci yolu seçtik, Ülkemiz
için, Halkımız için, Mersinimiz için elimizden gelenin en iyisi yapmaya
çalışacağız ve bu uğurda çalışmaya devam edeceğiz.
Dünya durdukça... Güneşimiz doğdukça...
Hepimize Güneşli Günler Diliyorum... 06.11.2009
|